Doğum HikayeleriDoğum hikayesi

Hoşgeldin Mira Bebek..

Önce kelebekler uçuştu karnımda. Sonra tekmeler başladı. Daha sonra yerinde duramayan bir kız oldu, döndü durdu sağa sola.. 9 ay yuvası oldum ben onun. Sadece benimle beslendi. Bedenimdi onun yuvası. Ve işte o gün geldi çattı. Minik kuş aile yuvasına girdi.. Hoşgeldin meleğim, hoşgeldin dünyamıza. Sen geldin anlamı daha da arttı herşeyin. Nefesimize nefes, canımıza can, hayat enerjimiz oldun bizim..

Benim minik kızım babasının doğum gününde gelmeye niyetlenmişti aslında (25 Temmuz). Ben artık gelmek istiyorum sancısını yavaştan veriyordu ama çok uzun sürmedi verdiği sancılar. Ertesi gün oldu ağrı sancı biraz daha çoğaldı derken daha 2 hafta var doğum ağrısı değildir diye düşünüp yine bekledik. 28 Temmuz cumartesi günü doktor kontrolüne gittim. Giderken yanımda kimsenin gelmesine gerek yok kontrol olup çıkacağım zaten diye düşündüğüm için annemin de boşuna yorulup gelmesini istemedim.

Eşimin de eğitimi olduğu için o gün sabahtan beni hastaneye bırakıp gitti. Hastane kapısında benim canım hayatımın en değerlisi güzeller güzeli annem dayanamamış kızının yanına gelmişti. Velhasıl doktor kontrolüne girdim, muayene bitince “Esra doğumu gerçekleştirmeliyiz” cümlesini duydum. Kendimi hiç hazırlamamıştım doğuma. Ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. En önemlisi o an ‘acaba anne olabilecek misin’ korkusu almıştı beni.

Hayatına gelecek olan meleğe bakabilecek, onu düzgün bir çocuk olarak yetiştirebilecek misin diye düşünüp birden ağlamaya başladım. Kontrol diye gidip doğuma girecek olmak biraz zormuş. Hemen herkesi tek tek arayıp kızımın odasının süslenmesi için hazırlıkları başlattık. Heyecan, hüzün, korku, duygusallık herşey birbirine girmişti bende. 9 ay boyunca hep normal doğum olsun diye dua ettim. Ama malesef zorunlu sezaryen olacaktım. Ameliyatta uyumak istemedim. Çocuğumun o ilk ağlama sesini duymak istedim. O anki sıcaklığı ile koynuma versinler istedim ve öyle oldu. Spinal anestezi ile doğuma girdim.

“28.07.2018 12:45”

Ve bir ağlama sesi..

doğuma
g

İnsan evladı ağladığı için mutlu olur mu? Bu duyduğum en güzel sesti.. Ve yanıma geldi. Sıcaklığı, bakışları.. Kızım geldi ben anne oldum. Yanıma gelişinde biten ağlama sesi..

Boncuk gözlerini gözlerime kilitleyip sessizleştiği an, işte o an ben anne oldum.. Ağladığı zaman onu bağrıma bastığımda ‘ANNE’ si olduğumu bilip sakinleşmesi nasıl bir mutlulukmuş. Bazı şeylerin tarifi yok derler ya hep. Tarifi olmayan en güzel duygu annelik. Ne mutluluğumu ne de sevgimi tarif edemiyorum. Evlat ne başka birşeymiş.. Kendinden önce onu düşünmekmiş anne olmak. Ağladığında içinin parcalanmasıymış. Nefes alışını dinlemek en güzel mutlulukmuş.

doğuma
g

Hele o koku.. O koku dünyanın en pahalı marka parfümlerinden daha da öte bir kokuymuş. Masumca gözlerine bakışı çaresiz gibi ‘beni hep koru’ dercesine.. Allah’ım o bakış, o gözler ne muhteşem birşey. Bambaşka birşey. Benim en büyük mucizemsin. Yaşadığım ömür boyunca alabileceğim en güzel hediyem. Hiçbir şey bu kadar kıymetli, değerli değilmiş. Rabbimin gönderdiği en güzel hediyemsin..

doğuma
g

Kızımdan alacağım en güzel hediye ise ‘gülüşü’. Uykusuz gecelerimin en güzel sebebi olmasını seviyorum. Onun için o tatlı uykudan uyanmayı seviyorum. O uyuduğunda onu özlemeyi seviyorum. Gülüşünü izlemeyi seviyorum. Nefes alışını, masumluğunu seviyorum. Ona dair herşeyi çok seviyorum.

Hoşgeldin meleğim..

Hoşgeldin mucizem..

Diğer doğum hikayesini okuyabilirsin..

6 Comments

Bir cevap yazın

Yorumu gönder