Doğum Hikayelerianne

İlk anı hiç sormayın… Sevinç ve karmaşa bir aradaydı. Öyle bir zamandı ki… Eşin burda yok bir gün rahatsızlanıyorsun doktora gittiğinde hamile olduğunu öğreniyorsun.

Çalışan kadınlar genelde planlı hamileliği seçer. Benim ise bırakın planı, hamileliği detaylıca düşünecek vaktim yokken hiç beklemediğim bir günde hamile olduğumu öğrendim ve sanki doktora güvenmiyormuş gibi doktorun muanesinden sonra evde kendim test yapıp iki çizgiyi gördüm, gebelik testinde.Şok! Şok! Şok! Acayip bir karmaşa hissettim haliyle. Sonra mutluluk gözyaşları döküldü patır patır. Çok büyük bir mucizeyle iç içeydim. Deliler gibi şükretmeye başladım 🙂 

Eşim döndükten sonra hamile olduğumu söyledim gözyaşları döküldü yanaklarına. Ertesi gün birlikte doktora gittik o kadar heyecanlıyız ki bebeğe dair hiç bir bilgimiz yok🤗 Doktoru soru yağmuruna tuttuk resmen ne kadarlık, kaç kilo, boyu, posu cinsiyeti derken doktor şaşkın bir ifade ile yüzümüze baktı ve daha düğme kadarcık bu ne boyu, ne kilosu ne cinsiyeti dedi…

21.haftada detaylı ultrasonla sonunda kızımız olacağını öğrendik..

Mesele şimdi başlıyordu ismi ne olacaktı. Erkek yada kız ne  olursa olsun ismine birlikte karar verecektik. Ben hep Masal Su olsun istiyordum. Kadir ölen bir kuşumuzun adının masal olması sonucu o ismi hiç istemedi. O zaman Su olsun dedim onada çok kısa dedi😂 Bir gün Derin olsun dedi ben de Derin Su olsun diyerek nihayet isme de karar vermiştik.

Hamileliğim çok iyi geçti. Çok şükür. İlk aylarda biraz bulantım olduysa da çok rahat bir hamilelikti.Ta ki her şey son ayda yüzünü göstermeye başladı. Doğum günümü sorsalar unutabilirim ama o yaşadığım geceyi unutamam sanırım. Hala birisine anlatırkende yazarkende gözlerim dolar.

5 mayıs 2018 cumartesi gecesi vücudumda inanılmaz bir kaşıntı ile uykudan uyandım. Eşimle birlikte yediğim birşeyin dokunduğunu düşündük. Sabah uyandığımda kaşıntım azalmıştı. Doktorum yurtdışında olduğu için kendisine whatsapp yolu ile ulaşıp durumu sorduğumda test yaptırmamı istedi biz de risk etmemek için acil olarak başka doktora gittik. İnanırmısınız doktor hamilelikte böyle şeylerin olabileceğini bir sıkıntının gözükmediğini belirtti ve eve geldik.

Kabus o günden sonra başladı. Gündüz azalan ama gece artan bir rahatsızlıktı. Araştırmaları sonucunda eşim hastalığımın hamilelikte hormonlara bağlı olan karaciger enzimlerinin yükselmesine sebep olduğunu buldu. Tekrar test yaptırdığımda ne yazık ki doğru tahmindi ve o günden sonra herşey çok değişmişti. Hayatım boyunca tatlıyı hep seven birisi olmuştum hamileliğinde getirdiği cazibelerle bunu fırsata çevirip gecenin saat 2’si 3’ü hiç farketmeden çeşit çeşit tatlı yediğimi bir anda dondurmalı 3 sufle tükettiğimi biliyorum😂 Bu tatlı krizleri başıma bela olacağını o gün anlamıştım.

Zaman geçmeye saatler akmaya devam ediyordu. Ne denersem deniyim o saatten sonra hayatımda içmediğim kadar su tüketmeye, beslenmediğim kadar sağlıklı beslenmeye devamda etsem kaşıntılar geçmiyordu. Denemediğim krem ve yöntem kalmamıştı. Hiç unutmuyorum bir gece kaşınmaktan uyuyamamış ve kendimi duşa atmıştım su açık ben suyun altında uyuya kaldığımı biliyorum.

Doğuma kadar 10 kilo almama rağmen son ay hastalık yüzünden ve ödemden dolayı +8 kilo daha almıştım. İlaç kullanmama rağmen düşmeyen, stabil devam etmeyen enzim değerlerim yüzünden erken doğum yapmak zorunda kaldım. Son 1 ay değerlerim sürekli yükseliş gösterdi normal insanda olması gereken değerin 5 katı yüksekti değerler. Buda benim son kontrol günümde doktorun kararı ile ertesi gün doğum yapmama neden oldu.

Erken doğum yapmam psikolojimi alt üst etmişti. O gün aylarca gittiğim takibimi yapan doktora inanamayıp aynı gün farklı 3 doktora daha sonuçlarımı gösterip başka bir çıkar yol bulmaya ve emin olmaya çok ihtiyacım vardı. Ne yazık ki sonuç böyleydi eğer bebek alınmazsa anne için hayati tehlike söz konusuydu. O gün sadece sustum. Kendimi dinledim aklımla kalbim çok farklı konuşuyordu.

Bütün gece uyuyamadım sabaha kadar kocaman olan göbeğim ile kızımla dertleştim bol bol. Sabah hastaneye yatışım yapıldı ve biraz motivasyon bulalım diye aylar öncesinden ayarladığımız fotoğrafçımız hastaneye gelmişti. Hazırlık sırasını bizi odayı resimlemeye başlamıştı her fotoğrafta gülmeye pozitif davranamaya çalışsam da panik ve korkum yüzümden belli oluyordu. 3 te gireceğim doğuma panik yapmayım diye doktorun 12:21 de almasına ne demeli. Hemşirelerin içeriye girmesi ile iki gözüm iki çeşme ağlamaya başlayan ben yanımdan ayrılmayın diye etrafımdakilere yalvarmamı saymıyorum bile.

Doğumhaneye girdiğimizde etrafımda çeşit çeşit doktor hemşire herkes benim ağlamamın bitmesini bekliyordu ve ellerinden geldiğince teselli ediyorlardı. Anestezi doktoru hiç beklemediğim bir anda beni sakinleştirdiği sırada uyutmuştu artık. 20 dk sonra gözümü açtığımda ilk kelimem yaşıyor muyum bebeğim iyi mi? Herşey yolunda siz de iyisiniz lafını duyduktan sonra kendime gelmemi beklediler ve odaya aldılar beni.

Heyecanla Derin Su dan gelecek bir haberi onu yanıma almayı bekliyordum ki odaya eşimle birlikte çocuk doktoru girdi. Enfeksiyona bağlı olarak bebeğinizin biraz küvezde kalması ve gelişimini tamamlaması gerektiğini söylediler henüz çok minik olduğundan dolayı onun için ne iyi olacaksa onun yapılmasını ben de kabul etmiştim. İlk gün akşam üzeri minik kuzumu sadece uzaktan görmüştüm, dünyada görüp görebileceğim en güzel şeye bakıyordum ona bakarken.

İki günün sonunda hastaneden taburcu ettiler bizi elimiz boş bir şekilde o eve gitmenin üzüntüsü varya işte o çok kötü birşeymiş. Allah kimseyi evladı ile sınamasın… Tam 11 gün boyunca minik mucizeme süt taşıdık hastaneye o sırada kimseyle konuşmak görüşmek istemiyordum sadece eşim vardı yanımda kendimi o yoğun bakım kapısında beklerken “buna da şükür” Ünzile diyerek teslli ediyordum kendimi. Birbirinden değişik miniklerin hikayelerini dinledikçe kendi acımı unutup onların acısına ortak olup o annelerle çok ağladım.

11 gün geçti sonunda beklediğim o telefon geldi “annesi bebeğinizi emzirmeye gelebilirsiniz.” dediklerinde hemşirenin yüzüne telefonu kapatıp yola çoktan çıktığımızı biliyorum. Eğer Derin Su anneyi emmeyi başarabilirse en kısa zamanda taburcu olacaktık. O gün üç kere emzirdim kuzumu o kadar güzeldiki aramızdaki iletişim ne o beni bırakıyor ne ben onu bırakmak istedim işte ben o gün anne olmuştum. İşte ben o gün büyümüştüm! Ertesi gün gelen telefon bebeğinizi bugün öğlen taburcu ediyoruz dediklerinde içim içime sığmadı. Çok şükür evimizdeydik artık.

Babalar kızlarına fazla düşkün olur derlerdi inanmazdım…Ta ki Derin Su’yu görene kadar..

Ben aileme çok düşkünümdür ama annem daha ağır basar mesela babamla hep arkadaş olmuşuzdur iyi ki benim babam olmuş derim hep ama Derin Su da gördüğüm şey çok başka..

Koca 1 yılı geride bıraktık ve minik kuzum artık 1 yaşında. Her gün şükrederek uyanıyoruz güne, sevgisinden deliye dönüyoruz. Biz sevmeyi çok seven anne babayız. Ben hamileyken Derin Su geldiğinde, şöyle seveceğiz böyle seveceğiz derken çok büyük hata etmişiz. Biz sevmeyi kızımla yeniden öğrendik, çok acayip, sonsuz bir duygu, hiçbir tarife ya da tanıma koymaya kıyamıyoruz. Günlerin nasıl geçtiğini, nasıl sabah, nasıl akşam olduğunu anlayamıyoruz. Daha 1 aylıkken ne zaman büyüyecek, gülecek, beni tanıyacak, sözleri çok uzak geliyordu ama zaman su misali hızlı geçiyor ve Derin Su hızla büyüyor, onunla güzel ve kaliteli zaman geçirmeye çalışıyoruz. Müziği inanılmaz seviyor, gün içinde bol bol müzik dinliyoruz, dans ediyoruz, ona hikayeler anlatıyoruz. Hatta 1 yaşına özel şarkı bestelettik onu her gün mutlaka dinler dans ederiz🤗 Hayalimdekinden daha güzel bir doğum günü partisi organize ettik kızıma.

Derin Su’yu ilk günden beri emzirmeye devam ediyorum. Bu çocuk kilo almıyor mama ver diyenlerin yüzünden bir ara mama takviyesi yapmama rağmen doğru düzgün mamayı kabul etmedi, biberonu reddetti..Ben de ısrar etmeyi bırakıp emzirmeye odaklandım ve iyi ki öyle yapmış ve dış kapıdakileri dışarıda bırakmışım. Derin Su devam ederse iki yaşına kadar emzirmeye devam edeceğim.

Anne ve anne adaylarına tavsiyem

Okuyun, araştırın kimseyle kıyaslama içerisinde olmayın.

Hamileliğinizde kendinizi hiçbir şey için şartlamayın, bırakın, o en sağlıklı şekilde istediği gibi dünyaya gelecektir zaten.

Lohusalık hiç geçmeyecek gibi geliyor ama geçiyor, hatta unutuyorsunuz bile. Mutlu olmaya bakın… Bir tane hayatımız var. Ve bu hayatı doya doya, sevgi ve coşkuyla yaşamaya bakalım.

Bebeklerinizi bol bol kucaklayın, sevin, çokça öpün. Çok çabuk büyüyorlar bu yüzden her gün zalimsin zaman diyorum.

Anne olmak kadınlığın Zirvesi!

Anne olmanın tarifi yok bence. İçinizde onu hissettiğiniz anda korumacı yanınız ağır basıyor. Ona her gün baktıkça herkese nasip etsin diyorsunuz. Çünkü daha önce yaşadığınız hiçbir şeyle aynı değil ve kıyaslanamayacak kadar büyük bir duygu.

Çocuk büyütmek değil, kendini büyütmek, sabrı öğrenmek, kendi eksiklerini öğrenmek olarak tarif ediyorum anneliği. Buradan tekrar çok teşekkür ediyorum size böyle güzel bir teklif sunduğunuz için ve duygularımı tekrar tazelettiğiniz için. Biraz olsun güzel kalplere dokunabildiysem ne mutlu bana sevgiyle kalın…

Derin Su için bestelenen şarkımız

1 Haziran gününde

Boncuk  gözlü bi prensese

Merhaba dedi dünya 

Mucize oldun masalımıza

Sıkıca tutundun hayata

bi savaşçı gibi adeta

3 kişilik bi aile olarak

Girdik 3. Yılımıza

Bi dua ettik ve sen geldin

En güzel hediyemizdin

Mis kokan uzun saçlarını

Doya doya içime çektim

İyi ki doğdun Derin Su 

Nice senelerin olsun 

Ömrün uzun bahtın güzel 

Yolların Işık’larla dolsun

Kahkaha atar herkese

En yakın arkadaş annesine

İlk kelimesiydi anne

Aşk saklı güzel sesinde 

Babasıyla 2 aşık gibi

Bekler kapıda gelişini

Saatlerce onunla oynar

Düşünür babası her şeyini

Kucağıma aldığım şey

Yüreğimdi sanki o an

İlaç gibi geldin bize

Güzel kızım nice senelere..


Ünzile’nin instagram hesabı: derin su ve annesi

Diğer doğum hikayelerini oku..

Bir cevap yazın

Yorumu gönder