Doğum HikayeleriTaşikardi

Düşünsenize gün geliyor hayatınıza birisi giriyor ve herşeyi yeniden yazıyor. Sizi, hayatınızı, düzeninizi herşeyi alt üst ediyor. Deseler hadi canım ordan der inanmazsınız dimi? Ama inanın, öyle oluyor..

Bu birisi öyle dev gibi birşeyde değil. Yaklaşık 50 cm 3-3 buçuk kilo civarlarında. Şaşırdınız mı? Şaşırmayın gerçektende öyle. Ama bir görseniz aklınız başınızdan uçar. Kadife yumuşaklığında bembeyaz pamuk gibi bir teni, kiraz gibi dudakları, minnacık ağzı burnu var. Kendi küçük ama varlığı da sevgisi de dev gibi. Deli gibi sıkıştıra sıkıştıra sevesin geliyor dokunamıyorsun, zarar gelecek korkusuna geri içine sokasın geliyor, kıyamıyorsun.

Gelelim en başına..

Günlerden 7 nisan gece yarısı, sancılarım var ama emin değilim, dayanmaya çalışıyorum. Derken saat bir oluyor, iki oluyor, yok gittikçe artıyor, uyuyamıyorum. Baktım ki beş dakika da bir geliyor eşimi uyandırdım, doktoru aradık. Hastaneye gitmemizi söyledi ama benim tercih ettiğim hastaneye değil diğerine. Oraya gitmek istemiyordum çünkü enerjim oraya uymamıştı, geriliyordum.

Mecburen gittik hastaneye vardık yatışım ve muayenem yapıldı. Bu zamana kadar hiç acı hissetmediğim muayenelerde sancıdan mıdır yoksa o hastaneye olan ön yargılarımdan mıdır bilmem deli gibi acı çektim. Meğerse suyumda geliyormuş ama açılmam çok az. Yapacak bir şey yok, bekleyeceğiz. Nstyi bağladılar herşey normal ama cihaza bağlı iken gelen sancıları karşılamak çok zor.

Resmen kıvranıyorum ve gittikçe sancılar şiddetleniyor, ayağa kalkayım diyorum elim ayağım tutmuyor, adım atamıyorum yatayım diyorum olmuyor, çok baskı yapıyor. Sabah 6 oldu doktorumuz geldi muayeneden sonra açıklık 2 cmdi. Nasıl yani o kadar sancıya 2 cm ise 10 cm olunca nasıl ağrı olurdu düşünemiyorum. İstersem epidural bağlayabileceğimi sölemişti ama ben iğne korkusuna bağlatmak istemiyor hem de normal doğuracaksam müdahalesiz olanını tatmak istiyordum.

Ama gel gelelim ki öyle olmadı

Sancı geldiğinde resmen bacaklarımı hissetmiyordum ve en son sancıdan nefesim kesilince epidural istedim. Saat 8 gibi epidural bağlandı ve tekrar muayenede açıklığımın 4 5 cm e ulaştığı söylendi. Allahım epidural nasıl güzel birşeymiş resmen kendime gelmiştim. Prenses doğum diyorlar ya hakikatende öyleymiş, prensesler gibiydim. Çok rahatlamıştım. Artık kızım için süslenebilirdim.

Nstye tekrar bağlamışlar ve sancılarım ile bebeğimin kalp atışını takip ediyorlardı. Bende fırsat bu fırsat makyajımı yapmaya başladım. Eşim şaşkın! Sancı geliyor, tavan yapıyordu ama benden ses yok, hissetmiyor musun diyor hissediyorum ama bu ne ki sivrisinek ısırığı sanki öncekilerin yanında.

Hazırlandım, nst yi çıkardılar.

Şimdi yürüyüş zamanı

Çünkü açılmayı arttırmamız gerekiyor. Koridorları arşınladık ileri geri, çömel kalk. Zaman geçtikçe tabi epiduralin etkisi gitmeye başladı bu sefer sancıları karşılıyorum ve baskı hissediyorum. Saat 12 de tekrar muayenem yapıldı ve bu arada sancım çok arttığı için biraz daha epidural verildi. Açıklık 8 9 cm 1.derece baş basısı ama bebeğin yüzü aşağıya bakıyor, dönmesi gerekli. Bebek dönsün diye beni ona göre yatırdılar, bekliyoruz ve dinlenmemi söylediler.

Bütün gece uyumamış olan ben anında sızdım 1 saat kadar uyumuşum saat öğlen 1 i geçiyor tekrar muayene yapıldı açıklık 9 cm 2. derece baş basısı ama bebek hala ters dönmemiş. Bekleyelim denildi ama doktor başımdan ayrılmadı ve o da ne! Bebeğimin kalp atışı hızlanmıştı. Strese girmiş ve taşikardi geçirmeye başlamıştı. Doktorumuz sabırla biraz daha bekledi ama daha fazla bekleyemezdi bebeğimin hayatı söz konusuydu. Acil sezaryene almamız gerekiyor sakin olmalısın demişti. Benim için sorun yok yeterki bebeğim sağlıklı olsun, doğum şeklini ben bebeğime bırakmıştım! Her zaman söyledim o nasıl gelmek isterse kabulüm diye ve o sezaryeni seçmişti.

Doktorum böyle söyledikten sonra bir anda herkes etrafımı sardı. Biri beni giydiriyor, biri seruma ilave yapıyor, öbür yandan epiduralin dozu arttırılıyor, sonra sedyeye alıyorlar. Aklımda sadece bebeğim var başka hiç birşey düşünemiyorum. Eşimi bile öpemedim, öpmeyi bırak dönüp bakamadım bile, göremedim onu. Ailem yok henüz gelmediler, yoldalar. Yalnızız, yalnızım… Ama o hengamede bunu çok sonra farkediyorum. Sakinim belli ama belki de aklımın yerinde olmadığından.

Ameliyathaneye girdim ve 5 dk içinde herşey bitti.

Bebeğimi hemen bana göstermediler, hemen muayeneye aldılar. Çok şükür sağlık durumu iyiydi, çocuk doktorundan onay alınır alınmaz havlusuna sarılıp yanıma getirildi. Avazı çıktığı kadar bağıran kızım yanağı yanağıma değdiği an sustu. Aman Allah’ım o nasıl bir güzellikti? Altın rengi saçları o an bile belliydi. Peki ya teninin beyazlığı? 9 ay boyunca pamuğum diye sevmiştim. Gerçektende pamuk gibi bembeyazdı. Gözünü kamaştırıyordu insanın.

Doğa’m… hem bal hem kaymaktı, benim ballı kaymağımdı… Şükürler olsun sağsalim kavuşmuştuk. O iyiydi yaa ne 12 saat çektiğim sancıdan ne de bundan sonra çekeceklerimin bi önemi yoktu. O artık kollarımdaydı yaa işte zaman o anda durmuştu.

İnstagram adresim: @tutkuakmanyesilbag ♥️

Tutku’nun blogu için tıkla!🙂

Tutku AKMAN YEŞİLBAĞ 

Diğer doğum hikayesini okumak için tıkla!

Taşikardi nedir, taşikardi belirtileri nelerdir, taşikardi tedavisi nasıl olur okumak için tıkla!

1 Comment

  1. With havin so much content and articles do you ever run into any
    issues of plagorism or copyright violation? My blog has a lot of exclusive
    content I’ve either authored myself or outsourced but it seems a lot of it is popping it up all over
    the internet without my permission. Do you know any ways to help protect
    against content from being stolen? I’d definitely
    appreciate it.

Bir cevap yazın

Yorumu gönder